Kamu Hastanesinde Çalışan Hekime Doğrudan Dava Açılamaz Emsal Yargı Kararları

Kamuda ve Üniversitede çalışan hekimeler hakkında doğrudan tazminat davası açılamayacağı TC. Anayasası 40/III, 129/V ve 657 Sayılı kanunun 13.maddesinde emredici olarak düzenlenmiştir.  Ancak buna rağmen kamu çalışanı hekimler aleyhine adli yargıda hatalı açılmış davalar ile karşılaşılmaktadır. Davanın temeli sadece hasta hekim ilişkisine dayandırılarak açılmakta hekimin kişisel kusur olduğu iddia edilmektedir. Bu hatalı bir dayanaktır, hekim kamu görevlisi olup davanın tarafı idare olmalıdır.  Hasta tarafından açılan hatalı davalar kadar bu tür davaları adli yargı yürütmeye çalışan mahkemeler de mevcuttur. Ancak hekim aleyhine doğrudan tazminat davası açılarak yargılamanın görülmesi durumunda bu karaları Yargıtay tarafında bozulacağı açıktır.

 

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, Esas: 2013/4-579, Karar: 2014/155 İçtihat

 

“…Bu ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacıların eşi ve annesi olan davacı F____ K____’un davalılardan A____ Y____’nın gerçekleştirmiş olduğu sezeryan ameliyatı sırasında gazlı bez unutulması sebebiyle dikkatsizlik ve tedbirsizliğinden dolayı 2. kez ameliyat edildiğini belirterek ve davalı doktoru hasım göstererek eldeki tazminat davasını açmıştır.
Davacıların bu iddiası, içerikçe davalı doktorun görevi sırasında ve yetkisini kullanırken işlediği bir kusura ve bu kusurun niteliği itibariyle de kamu görevlisinin ihmaline dayanmaktadır.
Hal böyle olunca, davalının görevi dışında kalan kişisel kusuruna dayanılmadığına, dikkatsizlik ve tedbirsizliğe dayalı da olsa eylemin görev sırasında ve görevle ilgili olmasına ve hizmet kusuru niteliğinde bulunmasına göre, eldeki davada husumet kamu görevlisine değil, idareye düşmektedir. Öyle ise, dava idare aleyhine açılıp, husumetin de idareye yöneltilmesi gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, davalı doktor A____ Y____ hakkındaki davanın husumet yokluğu sebebiyle reddedilmesi gerektiği gözetilmeyerek işin esasının incelenmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, HGK’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu sebeple direnme kararı bozulmalıdır.
KARAR : Davalılardan A____ Y____ vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve yukarda gösterilen nedenlerden dolayı 6217 Sayılı Kanunun 30. maddesiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3″ atfıyla uygulanmakta olan 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istenmesi halinde temyiz peşin harcının yatırana iadesine, aynı kanunun 440/1. maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.02.2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.”

 

YARGITAY 4. HD., E. 2015/11248 K. 2015/11732 T. 20.10.2015

“…Dava, kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken, kusurları sonucu kişilere zarar 

vermelerinden ve kamu hizmetinin iyi yerine getirilmemesinden kaynaklanan ve zarar görenlerin kamu görevlileri aleyhine açtıkları tazminat davasıdır. Mahkemece, davanın zaman aşımından reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken veya görevlerini          yaparken kişilere zarar vermesi, ilgili kamu kurumunun hizmet kusurunu oluşturur. Bu durumda sorumlu, kamu görevlisinin emrinde çalışmakta olduğu kamu kurumu olup dava o kurum aleyhine açılmalıdır. (TC Anayasası 40/III, 129/V, 657 Sy. K.13, HGK 2011/4-592 E., 2012/25 K.) Bu konuda yasal düzenlemeler, emredici hükümler içermektedir…”

 

 

YARGITAY 4. HD., E. 2016/1656 K. 2016/4041 T. 29.3.2016

“…Davaya konu edilen olayda; doktor olarak görevli davalının, yanlış ve hatalı doğum yaptırmasından dolayı ikiz olarak doğan davacı-küçükler …..beyin hücrelerinin ölmesi ve çocukların sakat kalması nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulmuştur.

Şu durumda, yerel mahkemece kamu görevlisi olan davalı hakkında, kusuruna dayanılarak açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile işin esası incelenerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir…”

 

 

 

YARGITAY 4. HD., E. 2014/644 K. 2014/2037 T. 10.2.2014

“…Davaya konu edilen olayda; Denizli SSK Hastanesinde doktor olarak görevli davalının, davacıya yanlış ve hatalı ameliyatı nedeniyle davacının tekrardan ameliyat olmak zorunda kalması nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulmuştur. Şu durumda, yerel mahkemece kamu görevlisi olan davalı hakkında, kusuruna dayanılarak açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile işin esası incelenerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre davalının diğer temiyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 10/02/2014 gününde oyçokluğuyla karar verildi.”

 

 

HANYALOĞLU&ACAR HUKUK BÜROSU

Av. Ayşe Gül Hanyaloğlu- Stj.Av. Ayşenur Yıldırım