İdareye Karşı Açılan Tazminat Davasında Hekim Müdahil Olmalı mıdır?

Kamuda ve Üniversitede çalışan hekimeler hakkında “soruşturma izni/ muhakeme kararı” verilmeden ceza yargılaması yapılamayacağı gibi, doğrudan tazminat davası da açılamaz. Tazminat davası hekimin bağlı olduğu idareye karşı açılır.  Bu kurumlar Üniversitelerde Rektörlük, Kamu Hastanelerinde Sağlık Bakanlığı’dır. 

İdare açılan tazminat davasını hekime bildirmediği sürece hekim davadan haberdar olması güçtür.  İleride rücu talebi de olabileceğinden, idare davanın açıldığını hekime yazılı olarak tebliğ eder. Bu ihbar ile hekimin davaya müdahil olma hakkı doğar. Kendilerine doğrudan dava açılmayan kamu çalışanı bazı hekimlerin tereddüt yaşadıkları ve davaya dahil olmayarak kendilerine rücu talebi geldiğinde bir savunma yapmayı tercih ettikleri görülmektedir.  Ancak rücu talebin geldiğinde, incelenmiş bir tıbbi süreç ve ortada bir tazminat kararı mevcut demektir.  Davaya idare mahkemesi aşamasında özellikle henüz bilirkişi incelemesi dahi sonuçlanmadan hekim olarak dahil olmak savunmaya katkı sağlar. Tıbbi sürecin hekim tarafından savunulması iki açıdan önemlidir. Hekimin tıbbi savunması ile dava reddedilebilir veya hekim kendi sorumluluk alanın çerçevesini çizerek ileride kendisine haksız şekilde yönetilebilecek rücu talebinin önüne geçebilir. Özellikle birden fazla hekimin dahil olduğu davalarda, hekimin kendi uzmanlık alanı ve hastayı takip sorumluğu bakımında savunma yapabilmesi açısından davaya hekimin müdahil olması oldukça önemlidir.  

HANYALOĞLU&ACAR HUKUK BÜROSU